1 Eylül 2010 Çarşamba

İki çocukla tatil nedir, ne değildir

İki çocukla tatil öncelikle bol valiz demektir. Ama öyle böyle değil, hayli kalabalık. Yine bu kalabalığın içinde sana ait parçalar şimdiye kadarkilerin en azıdır. Çünkü oyuncaklar iki katına çıkmış, valizlerin yanına bir puset bir de scooter eklenmiştir.
Ayrıca götürsen de yoğunluktan çoğunu giymeye fırsat bile bulunmaz. Genelde aynı kıyafetle birkaç gün geçirilir.



İki çocukla tatil hele de biri bebekse asla otel tatili değildir. Ek besinlere geçildiği için her gün yoğurdu mayalanacak, çorbası pişirilecek , taze meyvesi verilecek... Bu sebeple kesinlikle bir yazlık tatilidir. Bununla birlikte bol bulaşık seçeneği de otomatik olarak bonusu olmaktadır.Örneğin iki haftada yıkadığım bulaşık miktarı son on yılla kafa kafaya yarışmaktadır. Fakat yazlığın bahçesindeki ağaçların dalından koparıp verdiğiniz tazecik meyveler keyfinize keyif katacaktır.


İki çocukla tatil akla gelebilecek türlü deniz malzemesine sahip olmak demektir. Simit, havuz, bot, palet, gözlük, kum oyuncakları vs. Sahile inerken bir kolda simit bir kolda bot, pusetin arkasında havlulardan oluşan koca bir çanta, sürüklenen kum oyuncakları çuvalıyla oldukça renkli bir görüntü oluşturulmaktadır:) Fakat bu komik kılıkta dolanmaya rağmen çocuklar bunları kullanıp eğlenirken bol keyif almaktır.
(Sanmayın ki kumdan kale yapıyor. Şu an bateri çalmakla meşgul)
(Ayaz'ın için götürülen havuz, yorgun günlerin kurtarıcısı oldu)

Yine bu tatil yorgunluktan gebermek ama bir o kadar mutluluktan sarhoş olmak demektir.

Program:Kalkış, atıştırma, sabah yüzüşü, eve dönüş kahvaltı, çocukların yıkanması, uyutulması kalkış öğle yemeği , oyun faslı, yeniden deniz sefası, tekrar yıkanma seramonisi, akşam yemeği olunca çocuklar uyuyunca senin için yapılacak tek seçenek yorgunluktan baygın bir halde balkonda yapılabilecek birkaç saatlik sohbettir. Ki eğer uyumuşlarsa:))ve sohbetin büyük bir kısmında konu yine çocuklardır. Nasıl yüzdüğü nasıl büyüdüğü vs. (Bu sohbetler tatil sonrası pek özlenecektir.)





İki çocukla tatil elbette götürülen eşyaların bir kısmını kaybetmektir. O kadar alet edevatla sahile inersen onun terliği onun şapkası derken, arada unutulan güneş kremleri, gözlükler olabilir.


İki çocukla tatil sen güneşlendin, ben hep çocuğa baktım kavgalarının olmadığı tatildir. Çünkü hiç boşta kalan olmaz. En iyi ihtimalle çocuklar değiş tokuş edilebilir. Herkes faaldir. Sahilde kitabını okuyup keyif yapanla ona haince bakan yokturJ



İki çocukla tatil güneşlenme faaliyeti yapılamayacağı için sırt fazla, göbek az ya da omuzlar kavruk, bacaklar süt beyaz gibi değişik bronzlaşma şekillerinin olduğu tatildir.


Yine her türlü bakımın kaş alma , saç şekillendirme, makyaj vs gibi faaliyetlere yer verilemeyeceği için oldukça naturel tatildir. Hatta duş almak ya da duştan sonra saçı taramak acayip lükstür.

Çok bunaldığında aman çok sıkıştım deyip ,dışarıda onca karmaşa kıyamet varken beş dakika banyoda sakin sessiz oturup huzura ermektir. Çaktırmadan gazeteleri de alabilmişsen acayip keyiflidir.


İki çocukla tatil. İkisini de senin doğurmuş olman aşikar olduğu halde etraftan aman üşümesin çıkarın, kulağına rüzgar gelmesin vs tavsiyelerinin hala yapılıyor olması demektir. Kimse de bu kadın birini büyütmüş diğerini de nasıl yapacağını bilir diye düşünmez, mutlaka verecek tavsiyeleri vardır.
İki çocukla tatil, her ikisinin de ayağını yerden kesecek bir araç almış olmana rağmen en sevdikleri yerin yine de baba kucağı olmasıdır.

İki çocukla tatil beş valizle gidip yedi valizle dönmektir. Mutlaka orada beğenilen "Ama hiç böööle bişeyim olmadı" dedirten oyuncaklar, su tabancaları vardır. Ya da alınan bezler yetmez yeni alınan paket de bitmez o da sana taşınacak olarak eklenir.
Gelelim önerilere:
Tatil mevsimi geçiyor ama eğer biri yüzen biri henüz bebek iki çocuğunuz varsa kesinlikle bir bot almalısınız.Bu şekilde ailece denize girebilir. Aman üşür mü derdi yaşamadan diğerinin dalışlarını taklalarını izleyebilirsiniz. Çıkmaya yakın bebişi de yüzdürüp sonraki kurulanma aşamasına geçebilirsiniz.
Botların devrilebileceği ihtimalini unutmayarak sıkıca tutmalısınız. İki kez denenmiştirJ




Evde ne kadar çamaşır makinesi olsa bile bol bol kıyafet almalısınız. Tabi ki kendinize değil, onlara. Yoksa son günlere doğru çıkmayan lekelerle başka renklere bürünmüş kıyafetler oldukça sefil bir görüntü sergileyebilir.


Biri 6 yaşında diğeri sekiz aylık iki çocuk varsa yanınıza çok fazla kum oyuncağı almamalısınız. Biri onlarla oynamaktan vazgeçebilecek kadar büyümüş, arkadaşlarla sohbeti tercih etmekte diğerinin ise ağzının sularını akıtacak en heyecanlı oyun kumları mıncırmak olmuştur.


Alınan yiyeceklerin çift olmasına özen gösterin. Aman o bebek anlamaz falan demeyin. Bir lolipop şeker için bacak kadar boyuyla abisini boğazlamaya kalktığına şahit olabilir, bir çubuk kraker için ne kadar yaygaracı olduğuna şaşabilirsiniz.


Şu çok güzel bir şeymiş gibi anlatılan mayo bezlerden almayın. Şişmiyor dedikleri şey hikaye. Onun yerine mayoyla girsin, hatta bir şey giymesin. Kaç yıl daha o kadar özgür yüzebilir ki:))

Çocuklardan biri 6 yaş ve üstü ise kesinlikle plaj modasına uyun yoksa "Anne neden herkesin göbeği açıktayken seninki kapalı. Bu irrenç renkli kapalı şeyi giyiyosuuun???" eleştirisine maruz kalabilir mayodan bikiniye hızlı bir geçiş yapabilirsiniz.
Yanınıza binbir çeşit sinek ilacı, sineklik vs almış olsanız bile ısırıklardan asla kurtulamayacağınızı unutmayınız. Onlar mutlaka bir yolunu bulurlar.


Bunlar da unutmamak için yazılan notlar.

Ayaz ilk kez "baba" dedi. Malesef:(( Aslında aylardır anne diyor ama kimse inanmıyor. Üstelik ilk çıkan baba sözcüğü bir kamera kaydı sırasında aniden oluverdi. Kayıtlara geçtiği için daha da fena:))

Ada artık tamamen yüzüyor, dalma, kum çıkarma faaliyetleri de oldukça gelişti.

Ayaz yüzme de oldukça yetenekli olduğunun sinyallerini verdi. Hani bıraksan karşı kıyıya giderdi.


Ada, nasıl süper bir abi olacağını gösterdi.

Ayaz büyüdü de, Ada sürekli "Ne kadar büyüdü." sözlerini tekrar ettirdi.

Her tatil güzel olurdu da bu daha bir güzel, daha bir başka oldu sanki. Kalabalığın etkisi olsa gerek:))
2 Ağustosta başlanan yazının 1 Eylül de tamamlanabilmesi de iki çocuklu yaşamın ne kadar faal olduğunun bir diğer göstergesidir:))

4 yorum:

Tanya's dedi ki...

AY bayıldım..bayıldım..beni yüreklendirdi, heyecanlandırdı bu tatil anıları..bizi 12 saat uçuşlu bir yolculuk beklerken de üstelik..içime su serpildi.


Özlemişim..

sinem (adacim) dedi ki...

Oooo yolculuk mu? Aliş'le mi? Süper:)) Yüreklen şekerim yüreklen. Bu hayatımın en yorucu ama en keyifli tatiliydi. Sizi de süper keyifler bekler...

nehirineylemleri dedi ki...

Eveeet neymiiiş tek çocuk hiç çocuk demekmiş

sinem (adacim) dedi ki...

nehirineylemleri,
Onu bilmem de çift çocukla işe yeniden başlamanın ne olduğunu şu üç haftada anladım. İlk haftada üç kilo gitti:))