26 Aralık 2010 Pazar

Gece gece

Neler olduğuna dair yazılmaya başlanmış post pek uzayıp bir haftadır bitemedi:)) Bu arada yoğun olarak hissedilen şu birkaç şeyi not etmek istedim yine kaçıp gitmeden. Nereden çıktığını anlamadığım belki sonra okuyunca "Hımmm bana bir haller olmuş" diyeceğim...


Eski sobalı evimizi özledim ben. Bugün kalorifer peteklerinin üzerine Ada'nın formalarını sererken annemin çamaşır kuruttuğu şu zımbırtı geldi aklıma. Hani sobanın borusuna takılı olan. Onu özledim işte... Sobanın üzerinde duran taşı. Hani karnımız ağrıyınca annemin ayaklarımıza koyduğu. Babamın pişirdiği arnavut ciğerin yanına yaptığı soğanlı maydononozlu salatayı özledim. Sonra gecenin bir vakti kalkıp bize sucuk ekmek yapışını.

Anneannemlerde kaldığımız gecelerde sobanın üzerinde kızaran ekmeği özledim. Hani salçalı salçalı yanında kelle peyniriyle.Teyzemle kikirdeyerek yediğimiz. Dedemi özledim. Elektrik kesilince anlattığı masalları.

Sümüklerim aka aka sokaklarda oynamayı özledim. Adı Çokomel miydi neydi o Yılmaz Bakkal'dan aldığımız. İçini yiyip dışındaki kağıdı düzleyip defterimin arasında saklayışımı özledim.
Kardeşimle annemin yorgan dolabının içinde kurduğumuz evi, ablamla fısırdaşmalarımızı...

4 yorum:

Deli Anne dedi ki...

ne iyi olmuş gece gece bunu yazmanız.. ve benim de buraya gelişim.. benim de özlediklerimi hatırlattı bana..

oytunla hayat dedi ki...

canım benim iyice merak etmeye başlamıştım seni... ama bu post yine kafamı karıştırdı... sadece koşuşturmalardan dolayı burda olmadığını düşünmek istiyorum. Kaçmadan önce ses ver iyimisin güzelim ???

sinem (adacim) dedi ki...

Deli Anne,
Olmuş vallahi:))
Özleniyorlar, bu aralar daha da yoğun nedendir bilmem.

sinem (adacim) dedi ki...

oytunla hayat,
Canım, iyiyim, çok iyiyim. İki çocuk bana kalan zamanları kısalttı oldukça:))Üstüne bir de
1. sınıf öğretmenliği...Bu öyle garip bir şey ki bir süre sonra sayfayı açıp bakmıyorsun bile hiç yokmuş gibi. Tuhaf. Hastalık sarstı bizi bayağı. Sonra ara verince elim varmadı. Bir süredir de artık yazmamalı mı diye ciddi ciddi düşünüyordum. Bahanesi oldu. Ama açıp şöyle iki sene öncesini okuyunca şaşkınlıkla neler olmuş diye heyecanlanınca ara ara da olsa not etmek gerektiğine karar verdim. Öpüyorum çok, iyiyim merak etme;))