14 şubatta yazmaya başlayıp unuttuğum tatil yazımı şubat bitmeden tamamlayayım istedim:)) Geçen yılki tatil de üşengeçliğime geldiği için arada kaynamıştı şimdi ikisi bir arada anılara katılsın istedim. Zaman zaman geriye dönüp okuyunca kızıyorum kendime. Ada'nın neredeyse tüm çocukluğu kayıt altında ne demiş, nereye gitmiş, neyi severmiş, hepsini yazmışım. Ayaz'da aynı şeyi yapamıyorum. Doğru düzgün fotoğrafı bile yok kuzucuğumun. Tam bundan sonra hiçbir şeyini kaçırmadan yazacağım derken google da bir aile fotoğrafımızı buluyorum. Hem de alakasız bir arama sonucunda karşıma çıkıyor. O yüzden hangisi doğrudura karar veremediğim için böyle arada bir gelip gidip o anki düşüncem doğrultusunda birşeyler karalıyorum. Bu arada bu fotoğrafların kopyalanmaması ya da orada burada her aramada ortaya çıkmaması mümkün değil midir acaba? Bilen yok mu?
Başı sonu birbirini tutmayan bir yazı olacak sanırım bu. Çok uzatmadan bol fotolu tatil anılarına geçeyim.
Bu yıl geçen yılki kadar soğuk olmayan ama geçen yıla göre oldukça fazla karlı bir tatil oldu.
Mis gibi başlayan sabah... Uyuyanları uyandırmak biraz zor olsa da... Kahvaltı ettirmek de değişik tatlar dolayısıyla zaman zaman eziyete dönse de güzelliğini kaybetmeyen...
Kavaltıdan sonra hemen pistlerin olduğu yere geçiş. Ada'nın bu yılki tercihi kızak ve kartopu. Tatilin ilk günü başlayan boğaz ağrısı ve hastalığın verdiği yorgunluk kayağa pek enerji bırakmadı sanırım.
Geçen yıl nasıl hevesliydi oysa. Bu yıl yukarıdan birlikte kayacaktık. Kısmet olmadı...
Geçen yıl kızak çeşitlerini deneyip hatta kaymadan kayak kazası geçiren Bıdık beyimiz bu yıl ilk denemesini yaptı.Çok şükür bu yılki tatil kazasız geçti. Geçen yıl yaşananların korkusu da zamanla silindi.İlk denemeye göre bence oldukça da başarılı oldu.Hatta hala dilinde. "Anne fiyuuuu..."
Bu yıl akşam yemeklerinden önce dinlenme zamanları abur cubur, çizgifilm, güreşle geçmiş. Yorulmuşuz demek ki...
Geçen yıl dinlenmek gibi tercih olmamış, sürekli bir kovalamaca hali.
Geçen yıl azıcık gezinip sonra sepetin içinde uyuya kalan Bıdık Bey bu yıl abisinin peşinde iş başındaydı. Her oyunda kenarından köşesinden olamadıysa kıyamet koptu. Ama ciddi kıyamet.
Ortaklık sadece oyunlarda değil tabi. Şu gözlük için çığ düşürebilirdi.Neredeyse uyuyana kadar çıkarmadı. Abisinin ya. İllaki onunkini alacak. Alternatiflere yan gözle bile bakılmayacak...
Al sana bir ortaklık daha babanın şapkası, Ada'nın çizmeleri... Onlar da senin hepsi senin çocuğum:)) Aman kaçmasınlar tut:))
Yine geçen yıl zevkle yapılan ama Ayaz'ın katılamadığı bu faaliyet bu yıl yine en sevilenlerden. Hem de Bıdık Beyin hiiiiyoooo çığlıklarıyla. Kaymaktan foto da yok doğal olarak.Boşta olanlar da sıcak şarabın başında:))
Geçen yıl ne ses ne mekan aldırmadan sepet içinde öğle uykusu yapan Bıdık Beyimiz bu yıl baba kucağını tercih etti. Öğle yemeklerinden sonra uykuyu dalıp onlar erkek erkeğe takılırken ben de bir daha ömür boyu girmeyeceğim pistlerde adrenalin depoladım. Orası yeşil, deyip kırmızı siyah pistlere sokan arkadaşları bir kez daha titreyerek anıyorum.
Erkekler şömine başında uyku ve dinlenme hazırlığında ben de az sonra başına geleceklerden habersiz kayak hazırlığında.Yaklaşık yirmi dakika sonra "Hangi taraftan, burada gidilecek yer yok ki,ben aşağısını göremiyorum,uçurumdan mı atlıyım, ezan mı okunuyor, öldüm galiba,ezan sesini sadece ben mi duyuyorum, yürüsem, yürüyim valla yürüyim, o zaman yuvarlanayım, çığlıklarıyla yukarıdaki mutlu ifademden eser kalmayacak.

Bu arada bu yıl yükseklik korkumu önemli bir ölçüde azalttığı farkettim. Geçen yıl yukarıdaki fotoğrafları gözümü kapatıp çekmiştim. Bu yıl bakınarak çıktım tepelere.Büyük başarı.
Ve işte o adam. Yemeyen yediren, içmeyen içiren. Kaymayan kaydıran... Tüm tatil boyu çocukların her türlü anında yanlarında, bana muhteşem bir tatil yaptıran tapılası adam:))
Son gece yapılan Brezilya Gecesi:)) Bıdık Beyin bulduğu her maskeyi deneyip, her düdüğü çaldığı, bol bol dansettiği, Ada'nınsa arkadaşlarıyla takıldığı son gece.
Geçen yıl dönüşten bir kare. Ortadaki, beni temsilen orada bulunuyor:p
Sonuç olarak Ayaz geçen iki yıl çok faal olamasa da bu yıl kayak konusunda hevesli olacağı sinyallerini verdi. Hala evde bulduğu materyallerle ayağına kayak yapıp kaymaya çalışıyor. Ada ise üç yılın sonunda genelleme yapmayayım diyorum ama sanırım bu işte pek hevesli olmayacak. Kaykaydaki ve buz patenindeki ilgisini bu alanda pek göremiyorum nedense. Kısmetse seneye diyorum yine de:)) Bense bu yıl yapacağımın maksimumunu yaptığım için sakin parkurları tercih edeceğimi düşünüyorum hem de ömrümün sonuna dek:)) Siyah pist maceram hatırladıkça hala kasılmama sebep oluyor çünkü. Memleketin suyu mu çıktı diyenlere de bir kez daha tavsiye ediyorum Pamporovo'yu:))




















0 yorum:
Yorum Gönder